Followers


THE ENTIRE 14:02' INTERVIEW IS AVAILABLE AT

Wednesday, 1 February 2012

1 Şubat 2012




1.2.2012

Bu istasyondaki herkesi sevgiyle selamlıyorum, ben Matthew. Birçok ışık işçisi Dünya’nın Altın Çağına ulaşması için atılan geçiş adımlarını güvenle beklerken, diğerleri, söz gelimi çürütülemez deliller, ışık varlıklarının raporlarına tam güven sağlayana kadar zaman yaratıyor. Halkınızın çoğu bu yılın yeni ve mükemmel bir barış, doğa ile uyum ve işbirliği çağının eşiğinde olduğundan haberdar değilken, her yeni savaş tehdidi, ciddi ekonomik analiz, özgürlüğü erozyona uğratan yeni yasa ve politikayla birlikte yeni endişeler ortaya çıkıyor.

70 küsür yıl önce Dünya’nın yükselişinin başında, kolektif bilinçlerde negatiflik aşırı boyutlara ulaşmıştı. Bireyler uzak mesafelerdeki güçlü uygarlıklardan gezegene doğru yönelmiş ışığa yanıt vermeye başladıklarında, kolektif bilinç pozitifliğe dönmeye başladı ve sizin zamanınızla on yıldan fazla süreden sonra, ışık sürekli olarak gezegenin dördüncü boyuta sizin zamanınızla yörüngesinde gecikme veya sapma olmamasını güvence altına alacak miktara ulaştı. O zamandan beri bireyler kalplerini ve zihinlerini açtıkça ışık yoğunluğu artmaya devam etti ve paralel olarak kolektif bilinci yükseltti. Negatiflik dayanak noktasını kaybetti ve pozitiflik ezici bir üstünlükle baskın oldu.

Yine de negatif konuşmaya karşı otomatik bir bağışıklık yoktur -korku hepsinin temelindedir- ve bu düşünceler birinin enerjisinin odağı olduğunda, olumsuz kişisel durumlar ortaya çıkarmada çok fazla etkili olurlar. Bu korkuyu yazan bir okuyucu bilinçli olarak karşılaştırma yapamaz. “Bu kanınızın akmasına engel olun demek gibi bir şeydir.” Biz diyoruz ki, bunu “Pozitif düşünceler kanınız gibi doğal bir şekilde aksın.” olarak değiştirelim.

Düşünceler duygulardan önce gelir; bu çok küçük bir hatadır, çünkü bir olay hakkındaki düşünce ve tepki aynı anda gerçekleşir. Bir durumu korku verici olarak algıladığınızda, bu düşünce doğal tepkiyi, korku duygusunu doğurur. Düşünce durumun olası gelişmeleri ile meşgul olduğunda, korku duygusu güç toplamak için bu durumu takip eder.

Değişmeyen evrensel çekim yasaları, doğal olarak istediğiniz -doğası pozitif olan- şeyden, istemediğiniz -negatif bir şey- durumuna kadar, enerjinizi neye odaklarsanız onu sağlamak için aralıksız bir işlem içindedir. Odak noktası bir durumun korkulu tarafında olduğunda -örneğin çoğunun odak noktası olan parasızlık- evren yalnızca bu eksikliğin devamını sağlayacak durumlar sağlar çünkü evrenin sizin istediğinizin parasızlık değil yeteri kadar para olduğunu anlayacak yargılama yeteneği yoktur. Düşüncelerinizi değiştirme gücüne sahipsiniz. İhtiyacım olan her şeye yetecek param var diye düşünmek ve hissetmek bunu sağlayacak evrensel akışı sağlayacaktır.

Nükleer radyasyon, kimyasal deneyler, aşılar ve dökülmüş uranyumun bedenler üzerindeki uzun süreli etkileri gibi kontrol edemediğiniz konular da korku yaratır. Daha önceki mesajlarımızda bu konulardaki endişelerin yersiz olduğunu belirtme sebebimiz sadece düşük titreşim seviyelerinde bulunan bu zararlı etkilerin dördüncü boyutun yüksek titreşimlerinin varlığında bulunamayan düşük titreşimli her şeyle beraber yok olacak olmasıdır. Dünya’nın dördüncü boyuta geçişinde buna eşlik edecek herkes bu toksinlerin ve sahip olabilecekleri güçsüzlüklerin etkisinden iyileştirilerek çıkarılacaklardır.

Ayrıca sadece bir sefer üreyen tohumlar, her türlü kirlilik, genetiği değiştirilmiş ürünler, yıkıcı teknoloji, özgürlüğü kısıtlayan uygulamalar, kurumsal yozlaşma, toplama kampları ve karanlık niyetli diğer şeyler -ki bunlar dördüncü boyutta bulunmayacaktır- gibi çeşitli durumları işaret ettik. Karanlıktan türemiş hiçbir şey o boyutun yüksek titreşimlerinde bulunamaz.

Korkuyu dağıtmak için yapılan diğer uğraşlar içinde nükleer savaş olmayacağına, 11 Eylül gibi terörizm olmayacağına, salgın olmayacağına, Dünya’yla birlikte yok olan göksel varlıklar olmayacağına dair garantilerimiz ya da denizlerde ve karada gezegeni yaşanmaz hale getirecek sarsıcı değişiklikler konusunda yapılan acil tahminler yer almaktadır.

Ve en önemlisi, dengenin üst boyutlara geçmenin bir ön şartı olduğunu ve korkunun dengeyi sağlama konusunda ciddi bir engel olduğunu defalarca belirttik.

Dünya’daki bütün ruhlara –ve üzerinde yaşayan herkesi seven gezegensel bir vücut edinmiş Gaia’nın kendisine -olan sevgimizle, yüreklendirici bilgi ve rehberlik etmeye iznimiz var, ancak bireylerin seçtikleri şeyi düşünmek ve hissetmek konusundaki özgür iradesine müdahale etmek yapabileceğimiz ya da yapmak isteyeceğimiz bir şey değil.

Bunların hepsini ilişkilendirmenin gereksiz olmasını dilerdik, çünkü gelen kalabalık ifşalardan sonra kimseye korku değmeyecek demek idealist olurdu, gerçekçi değil. Altın Çağın gelişini bekleyen ışık işçileri bile şu ya da bu konuda korkuya düşüyor; iki tarafı da idare edenlerin büyük bir kısmı şüphecilik kadar korkulu düşüncelere de meyillidirler; ve korku, bizim baktığımız noktadan, korku en muhtemel tepkidir, birçok örnekte, üçüncü boyutun düşünce tarzına sıkışmış insanların örneğinde kesin bir tepki olarak görünür.

Sadece ışıkta sabit olarak kalarak, korkuyu dışarıda bırakırsınız ve böyle yaparak, etrafınıza güven, heyecan ve inanç saçarsınız. Sadece sizin enerjiniz bile diğerlerinin neyin belirginleştiği ve bunun nereye gittiği konusundaki endişelerini gidermeye yeterlidir ve alıcı olan bireylere hızla yaklaşan dünya barışı, sevgi ve ruh birliği hakkındaki bilgilerinizi sunun.

Bu “Dünya’yla birlikte ilerlediğimizi nereden biliyoruz?” sorusuna bir cevap vermek için iyi bir yer. Sezgisel olarak biliyorsunuz. Ama eğer kendinizden şüphe etmeniz kalıtsal bilginizin bilince çıkmasını engelliyorsa, kendi kendinize dürüst bir değerlendirme yapın. Kıskançlık, açgözlülük, sahtekârlık, kibir, küskünlük, karamsarlık, sinir, umursamazlık ve bencillik gibi davranış ve yaklaşımlar insanı üçüncü boyuta hapseden düşük titreşimler yayar. Eğer kendinizde bunların herhangi birine dair bir yatkınlık fark ederseniz, duygu ve hareketlerinizi cömertlik, yardımseverlik, affedicilik, alçak gönüllülük, dürüstlük, içtenlik, sabır, şefkat ve şükranın yüksek titreşimlerine çevirin. Bu size olduğundan daha karmaşık gibi görünebilir, bu yüzden size söylemeliyiz ki Tanrı’ya Dünya’yla birlikte devam etme konusu sorulduğunda O “NAZİK OLMAK kadar basit” cevabını verdi.

Cevaplar aramak ve onları dinlemek -sezgilerinizi takip etmek- ruh evriminde bir gelişimdir, önceliklerinizde sapla samanı karıştırmamak da öyle. Yükseliş hazırlıkları dördüncü boyuttaki hayata alışmak için, kendinizi üçüncü boyutun adiliğinden, gereksiz ilgilerinden ve yüzeyselliğinden çıkarmanızı ve ruhsal değerlere bağlanmanızı gerektirir.

Dünya’yla devam etmenin başka bir yolu daha var -her ruh bunu fiziksel olarak seçmez. Üçüncü boyut deneyimini tamamlayanların çoğu bu önemli olayı Nirvana’nın büyük ekranından gözlemlemek için Altın Çağa girmeden gezegeni terk etmeyi gerektirir diyebiliriz.

Işığın gelişimindeki “Çürütülemez kanıt” olayına dönecek olursak, bu her taraftadır ama olduğu gibi algılanmıyor olabilir, çünkü karanlık durumunu korumakta. Örneğin, Suriye ve diğer ülkelerdeki çatışmanın sürmesi vatandaşlardaki giderek artan ışığın daha önceleri baskıcı liderlerine duydukları korkuyu alt etmesidir. Devletler arasındaki tedirgin edici çatışmalar halkın çıkarlarını gözeten ışık-alıcı üyelerin ve zengin, özel çıkarları olan grupların kendine hizmet eden üyelerinin artmasıdır. Ekonomik istikrar henüz sağlanamadı, çünkü eski bozulmuş sistemler bütünlükten ayrılıyor böylece eşitlik ve doğruluğa dayanan yeni sistem en az rahatsızlıkla yerleştirilebilsin. Birliklerin çekilmesi, ülkelerin savunmalarının zayıflaması sonucu başka silahlı ülkelerin işgale gelmesine davetiye değildir. Bunlar uluslararası anlayışın savaştan barışa dönmesidir. Her ne kadar Dünya son olumsuzlukları depremler, yıkımlar ve fırtınalarla boşaltacak olsa da; bu olayların zararı, sıklığı ve yıkımı daha az olacak çünkü İlluminati’nin bunları üretecek teknolojik kapasitesi neredeyse yarı yarıya azaltıldı.

Dünya işlerinin olumlu tarafının, üçüncü boyutun ikilemi ortaya çıkarken politik ve ekonomik alanlarda çokça reklamı yapılmış abartılı uygulamalardan dolayı anlaşılması zordur. Ve olumsuzluk hala bazı bireylerde güçlü bir şekilde bulunmaktadır. Bunlar savaş başlatmak isteyen finansal ve bölgesel çıkar sahipleri tarafından motive edilmektedirler, ancak herhangi yeni bir galibiyetten uzak, bu çatışmalar ardı ardına azalacaktır. Dünya’nızın çoğu yerinde hüküm süren ve iğrenç bir şekilde dengesiz olan sahip olup olmama ekonomisi de aşama aşama değişecek ve gaddar yöneticilerin, adil olmayan adalet sistemlerinin ve haksız vergilemenin sonra erdiğini göreceksiniz.

Kesin başarıların tam olarak ne zaman gerçekleşeceğini bilmek istediğinizi anlıyoruz: Dünya şiddet ve bunalımdan ne zaman kurtulacak. Küresel ekonomi ne zaman dengelenecek ve ABD Merkez bankası ve diğer küresel çaptaki hırsızlık saf dışı kalacak. 11 Eylül hakkındaki gerçek ne zaman ortaya çıkacak. Yiyecek, barınma, sağlık ve eğitim ne zaman herkes için mevcut olacak. Ve belki de özellikle evrensel ailemiz ne zaman gelecek.

Sevgili Ruhlar, bu cevaplar bilinseydi size söylemek büyük bir keyif olurdu. Size söyleyebileceğimiz şey, en hayırlı zaman ve derin gerçek ve büyük reformların başlatılmasının en etkili yolları hakkındaki tartışmalar devam ederken en önemli önceliğimiz herkesin güvenliği. İlluminati’nin ışık güçleriyle savaşmaktaki azminden dolayı, silahlı direnişi saf dışı bırakmak ve halkı olabilecek en iyi boyuta fiziksel olarak hazırlamak için geçtiğimiz yıllarda ana planda birçok değişiklik yapıldı.

Size ve iniş yapacak olan ekiplere ciddi zarar verebilecek olan İlluminati’nin askeri gruplar üzerindeki kontrolü henüz tamamen bitirilemedi. Ve uygarlığınızın büyük bir kısmı bir anda dünyanızda beliren dünya dışı varlıkları memnuniyetle karşılamaktan daha kolay olan bir çırpıda gerçekleşecek olan büyük değişiklikleri kaldırmaya hazır değil. Buna rağmen, zaman daralıyor, bu yüzden evrendeki evrimleşmiş ruhlar aydınlanmış liderlerinizle birlikte direniş alanlarını sistematik bir şekilde azaltmak ve dünyanızın birçok başka uygarlığın yardımıyla dönüştüğü hakkında fikri olmayanların yaşayacağı şoku minimuma indirmek için çalışıyorlar.

Dünya’nın yükseliş rotasındaki artan yüksek frekanslarla İlluminati’nin teknolojiyi yanlış kullanmasıyla yayılan düşük titreşimler arasındaki çatışma bedenlerin elektriksel sistemlerinde benzer çalkantılara neden oluyor. Hatta ışık alıcısı olanların bedenleri hücresel seviyede geliştiriliyor, çoğu yorgunluk nöbetleri, fiziksel rahatsızlık, değişik derecelerde moralsizlik ve “kısa süreli hafıza” kaybı yaşıyor. Bu etkiler geçicidir ve düzgün bir uyku, harika bir saf su içmek, az yemek, hafif yiyecekler seçmek ve hafif bir egzersizle azaltılabilir.

Yüksek ve düşük frekansların etkileşimi birçok kişinin uğultu olarak tecrübe ettiği şeye de katkıda bulunuyor. Duymak, beş ana duyunuz içinde en sık ve en ciddi şekilde saldırılabilendir. Makineler, tartışmalar, yapım, yıkım, kazı, gürültülü kalabalıklar ve gürültülü müzik gibi gürültü kaynaklarına sıkça maruz kalmak sesleri duyma ve algılamaya yarayan hassas mekanizmaya zarar verir. Buna rağmen, birçoğunun kulaklarındaki ses büyük ihtimalle kulak çınlamasıdır, ama “uğultu” küresel çaptadır ve bedenlerin hücresel karakteri daha berrak olduğunda ve düşük titreşimlerin yayılımı azaldığında kaybolacaktır.

Sorularınızdan bir diğeri burasıyla alakalı: Hücreler karbondan kristale döndüğünde çakralar da değişecek mi? DNA eski çağlarda değiştirildiğinde, çakralar da darbe aldı ve bunların onarımı da hücresel değişikliklerin bir parçası. Siz zihin, kemikler, organlar ve diğerlerinin işlevlerinden ötürü ayrı olduğunu düşünürken, her bir hücre diğer hücrelerle devamlı etkileşim içindedir ve birindeki yararlı veya zararlı değişim bütün sistemi etkiler. Sonuç olarak, ışık alıcısı bireylerde hücreler karbondan kristale döndüğünden, çakralar hassaslık ve miktar bakımından geliştirilecek.

Çakraların varlığının farkında olanlar genelde yedi tane olduklarını düşünür. Ruhsal evrim devam ettikçe başka alanlar açılacak ve gelişmiş ruhlar ışık mıknatısı gibi olacak, birçok giriş noktası bulunacak. Bunun tersine, karanlık yollara sapmış olan bireylerde vicdan kullanım azlığından köreldiğinden, çakralar tamamen kapanabilir.

Çokça sorgulanmış bir başlık okurlardan birinin yazdığı gibi toparlanabilir: “Yeni sistemde parama ne olacak?” Banka hesaplarındaki dürüstçe kazanılmış para ve çeşitli yatırımlar değerli metallere dayanan küresel para sistemi geldiğinde kötü etkilenmeyecek. Buna rağmen, değişimden sonra geniş olarak yapılacak yaygın açıklamalara rağmen, tahminen tüm ticari aktiviteler yeni sistemde pürüzsüz olarak işlemeye başlayana kadar bir karmaşa periyodu ortaya çıkabilir.

Bundan birkaç kez etkilenecek olanlar yasadışı, ahlaksız veya gaddarca yollarla tahmin edilmeyecek kadar birikmiş servetleri olan, İlluminati’nin en üst saflarındakilerdir. Malvarlıkları -sizin dolar hesabınızla katrilyonlarca dolar- arasında bankalar ve diğer borç para veren kurumlar, saklı altın, gümüş ve cevherler; çok uluslu kuruluşlar; karasal ve doğal kaynaklar; yasadışı ilaç endüstrisi ve çoğu Vatikan içinde bulunan sanat hazineleri. Tekrar sirkülâsyona konacak olan ve dünya çapındaki fakirliği bitirmek için dağıtılacak olan şeyler bu kar getiren hisselerden gelen kaynaklar ve alıp sakladıkları altınlar. İlaçlar yok edilecek ve çalınan veya etik olmayan yollarla elde edilen sanat eserleri de ulusal müze ve galerilere konacak.

Şimdi kolektif bilinçte fazla ön plana çıkmayan sorulara geçiyoruz, ancak cevaplarımız ilginizi çekebilir.

Bilim adamlarınız Dünya’nın eksenindeki kaymayı hesaplayamıyorlar çünkü bunun geçtiğimiz yetmiş yıl içinde güçlendirilmiş olan yörünge şeklinin veya uzak kaynaklar tarafından büyük bir ışık aşılamasının doğal sonucu olduğunu bilmiyorlar. Çünkü gezegenin yükseliş yolunda olduğunu bilmiyorlar, gözlemledikleri şeyle kafaları karıştı- düşündükleri doğal meydana gelmeler anormal ve “yeni” astral (yıldız benzeri) bedenler güneş sisteminizin içinde veya ötesinde ortaya çıkıyor. Işık yılı ile yaptıkları hesaplamaların kullanışsız olduğunu bilmiyorlar çünkü “mesafe” olarak düşündükleri şey enerjinin değişen düzlemleri. Evrensel gerçeklerle onların bilgileri arasındaki farktan dolayı, bilimsel dünyanızdakilerin çoğu ortaya çıkacak gerçekleri kabul etmekte zorluk çekecek.

Evet, kendi veya bir başkasının hayatını kurtarmak için silah veya benzeri bir şey kullanmak “kabul edilebilir”. Böyle durumlarda yaralamak ve öldürmek üçüncü boyut deneyimini tamamlayan ve dâhil olan her şey için denge kazanan bir ruh anlaşmasının hükmü olabilir.

Beşinci boyutta seks nasıldır? Cevap hayatın fiziksel bir uygarlıkta mı ya da ruhsal âlemde mi olacağına göre değişir ve bu iki boyut da detaylıca tanımlansa bile kesin bir tanım yoktur. Bazı fiziksel uygarlıklar entelektüel olarak beşinci boyuta geçtiler ama henüz ruhsal olarak bir kıymık kadar bile ilerlemediler ve onların seks deneyimleri insanların doğası kadar vahşi. Beşinci veya daha ileri bir boyuta ruhsal olarak geçen bazı uygarlıklar, cinsel ilişkileri ve klonlama veya bilinçli odaklanmış düşünce gibi çoğalma yöntemleri yerine doğumu yaşayabilmek için kütle yoğunluğu daha az olan bedenler seçti. Tüm ruh âlemlerinin sakinleri yoğunluğundan bağımsız olarak üreme organı yoktur bu yüzden sizin bildiğiniz anlamdaki seks bulunmamaktadır. Dünya beşinci boyuttaki hedefine ulaştığında bekleyebileceğiniz şey şudur ki, tüm cinsel birleşmeler partnerlerin karşılıklı olarak çok keyif alacağı birleşmeler olacaktır. Ama sizi temin etmekten mutluyuz ki, dördüncü boyuttaki sevişmenin de yabana atılacak bir tarafı yoktur.

Astrologların uzmanlığı öngörü ve ruhsal temizlikle birleşirse, Dünya’nın yükseliş yolundaki değişen pozisyonlarını baz alan tutarlı çizelgeler hazırlayabilirler.

Tanrı hakkında bildiklerimizle, onun Tanrı/Tanrıça dişi/erkek veya herhangi bir ruhsal yada dini referanslı isimle çağrılma konusunda bir problemi olmadığını söyleyebiliriz. Ama, bu evrenin yöneticisine hem Tanrı hem Tanrıça demek de doğru değildir çünkü O(erkek) bir Tanrı’dır, Tanrıça değil. Yaratıcın çeşitli evrenler için seçtiği tüm Tanrı ve Tanrıçalar dengeli erkeksi ve kadınsı enerjilerin doruğundadır -çift cinsiyetlilik- bu yüzden onların nitelikleri hem Tanrı hem Tanrıça özelliklerini kapsar.

Tanrı’nın bir parçası olarak, bu evrenin üstün varlığını ne isimle çağırırsanız çağırın, her biriniz bu hayat için seçtiğiniz cinsiyete göre birer Tanrı veya Tanrıçasınız. Fiziksel formunuzdan çok daha önemlisi kozmosun en büyük enerjisi sevgiyle aynı enerji olarak kabul edilen ışık olan ruh biçiminizdir. Bunu bilmek size sık sık söylediğimiz şeyi anlamanızı sağlar: Sizler sınırsız potansiyele sahip olan güçlü varlıklarsınız!

Bu evrendeki bitiş çizgisinin yakınında, sizi neşelendiren ışık varlıklarının koşulsuz sevgisiyle şimdilik veda ediyoruz.


SEVGİ ve BARIŞ
Suzanne Ward

[Suzy'den not: Hepinize iyi tatiller!]

Website: The Matthew Books
Eposta: suzy@matthewbooks.com

Friday, 9 December 2011

9 Aralık 2011

Sevgiyle aynı enerji olan ışık, dünyanızdaki ve her bireyin arasındaki barışın, uyumun ve dengenin yoludur.
9 Aralık 2011

 
Ben Matthew, bu istasyondaki tüm ruhlardan sevgi dolu selamlar. Dünyada her yıl bu mevsim özellikle duygusaldır. Bu zamanda şanslı olanlar hediye alıp verme, evleri süsleme, dini hizmetlere katılma, belki de aileyle birlikte kutlama seyahatleri yapma ya da ziyaretçileri kabul etmeyi dört gözle beklerler. Onlar için bu sezon eğlence ve keyif sunmuştur. Daha az şanslı olanlar, hasta ya da matemde olanlar, kimsesiz, aç ya da evsizler için ise üzüntü ve çaresizlik duyguları yükselmiştir.

Bu yıl, şanslı olanların çoğu dahil, kendi ülkelerinin istikrarsız ekonomik ve politik koşulları hakkında şaşkınlık ve korkuyla kuşatılmışlardır ve iyi zamanlardan çok daha fazla üzüntü duyan çaresiz ruhlar vardır. 2011 yılınız sona yaklaştığı için, çoğunuzun kederli olduğunu görüyoruz..

Yerkürenin gelecek yılının bu zamanlarının altın çağın eşiği olduğunu herkesin bilmesini istiyoruz. Dünyanızın dönüşümünün çalkantılı geçiş aşamaları karanlığı tümüyle bozguna uğratacak ve sonunu getirecektir! Halen bu süreçte, birlikte yaratmış olduğunuz bu harikulade dünyanın gerçekleşebileceği düşüncesiyle her kalp yükseltilecek!

İlgilenmeniz gereken bunca şey varken, alışılmadık bir şekilde yoğun olan bu zamanla ilgili olarak, bugünkü mesajımız özetle şöyledir: önceden önerilen aydınlanmanın kısa hatırlatmaları. Lütfen ulaşmakta olduğunuz bu yeni yılda, hediyemizi hayrınıza hizmet, güven, teminat ve heyecan olarak kabul edin.

Sevgiyle aynı enerji olan ışık, dünyanızdaki ve her bireyin arasındaki barışın, uyumun ve dengenin yoludur.

Nazik, dürüst, şefkatli, affedici ve cömert olarak ışığı emersiniz ve bir gülücüğün ışığı dalgalarla yayılan, ölçülemez etkilere sahiptir.

Dengeyi koruma ya da yenilenmeye yardımcı olan şeyler meditasyon, huzur veren müzikler, doğa yürüyüşleri ve hayvanlarla ilgilenmektir.

Karşılaştığınız her şeyi başarmak ve isteyenlere yardım etmek için özünüzde bilgeliğe ve ruhsal güce sahipsiniz.

Her ruh ışığı kucaklamak ve ruhsal yönünü geliştirmek için gereken fırsatlara sahiptir.

Sevginin enerjisi siz ve ilerlemiş olan sevdiğiniz insan ve hayvanları bir araya getirecek.

Hayatınızda ve dünyanızda istediğiniz şeye odaklanmak o şeyi elde etmenin yoludur.

Bilmeniz gereken her şey içinizde. Sorun, sessiz olun ve ruhunuzun rehberliğine - vicdan, sezgi, içgüdü, ilham ve tutkuya- kulak verin

Ruhsal veya fiziksel yolculuğunuzun her dakikasında bu evrendeki ışık varlıkları tarafından çokça yardım alıyorsunuz.

Karşılıksız sevgimiz ve sonsuz dualarımız 2012 yılını neşeyle karşılamaya hazırlandığınız bu günlerde sizlerle.

SEVGİ ve BARIŞ
Suzanne Ward

[Suzy'den not: Hepinize iyi tatiller!]

Saturday, 5 November 2011

5 Kasım 2011


Matthew, 5 Kasım 2011

Enerji dalgası 11/11/11; İlluminati faaliyetleri giderek yavaşlıyor; korku; özgür iradenin ve karmanın doğuşu ve amacı; negatiflik nasıl başladı; Yaratıcının özgür iradenin kanunlarında değişiklik yapması; dengenin önemi; Tanrının açıklaması; tüm ruhların amacı; ilk, ikinci yoğunluk yaşam formları; model toplulukları

1. Bu durumdaki tüm ruhlardan sevgi dolu selamlarla, ben Matthew. Sizinle birlikte, “İşgal Et” hareketi ABD’de ve diğer ülkelerde yayıldıkça, ışığın duraksız ilerlemesini gözlemekteyiz. Arap baharına esin kaynağı olan özgürlük ruhu sürüyor. Bu ana gelişmelerin Dünya’nın yükseliş yolu boyunca daha yüksek frekanslarla ilgili olduğunu bilmeyen insanlar bile dünyanın önemli ve hızlı bir şekilde değişmekte olduğunu fark ediyorlar.

2. Beklenen an giderek yaklaşmaktadır. Bunlar enerji akımları için özellikle avantajlı olan göksel takvimdeki “zaman paketleri”dir ve bunlardan biri de 11/11/11’dir. Dünya için, yolculuğunda ileri doğru bir atılım olacak olan bu akım, insanları farklı şekillerde etkileyecektir. Negatifliğin düşük titreşimlerine dalmış olarak dengelenmemiş olanlar üzüntü verici fiziksel ve duygusal sarsılma yaşayacaklardır. Işık işçileri; kendilerine böyle bir isim vermeyen ancak öyle olan milyonlarca kişi, evrenin hızlanan titreşimine maruz kaldıkça bir yükselme duygusu hissedeceklerdir.

3. Daha yüksek evrensel konseyin sizin gezegeninizi binlerce yıldır süren karanlığın hâkimiyetinden kurtarma planında artık daha fazla gecikme olmayacağı için dürüstlük ve reformlar sizin aranıza atılacaktır. Bu nedenle Avrupa ekonomisini güçlendirme çabaları uzun zamandır İlluminati tarafından kontrol edilen küresel ekonominin çöküşünü önleyemeyecektir. Aynı nedenle Yerel, bölgesel ve ulusal hükümetlerin vatandaşların kendi yaşamlarını iyileştirme taleplerini kabul edecekler ve savaşlar ve düşmanlıklar son bulacaktır.

4. Bir müddet daha, İlluminati dramatik değişikliklere doğru tüm ilerlemelere karşı koymaya devam edecektir. Kendi sinsi operasyonlarına dayalı terörizm, hisse senedi pazarı hilekârlığı, rüşvetçi ya da tehdit eden politikacılar, bazı alanlarda kimyasal silahların sınırlı sürdürülmesi, su kontrolü ve kesinlikle de korku dolu yanlış bilgilendirme gibi dikkati başka yöne çekecek ve karmaşa yaratacak faaliyetlerde bulunacaktır. Işık gezegeninizde sürekli olarak yoğunlaşmakta olduğu için, niçin hala aynı gidişatın sürebildiğinden endişe etmek mantıklıdır. Cevap korkudur.

5. Şu anda olan şeyler hakkında korkusu olan birçok insan ve önceden söylenen yalanlar karanlık güçlerin kendi varlıklarını sürdürmek için ihtiyaç duydukları korku enerjisini yayarak İlluminati’ye yardım etmektedir. Yakın ufkunuzdaki Altın Çağın süreçte var olduğu bilgisiyle, siz huzurlu, daha çok huzurlu ve coşkulu hissedebilirsiniz. Hislerinizin yüksek titreşimleri dünyanızı da kaplayacaktır. Dünyanın sürekli dengeleyen hareketi, ışığınızın korkularını aşmak için ona ihtiyaç duyanlara erişmesini sağlayacaktır.

6. Işık işçilerinin metaneti ve sabrı, uyananlardan gelen ışık ve bizim evrensel ailemizin hizmetleri İlluminati’nin son kalan gücünü hızla zayıflatmaktadır. Gelecek yıl, onların Amerika Başkanı Obama’yı tamamen ışıkla dolu misyonunu yerine getirmekten alıkoyan müthiş gücü parçalanacaktır ve onun reform çabalarını bozan ya da amacından uzaklaştıran güç bloğunun kapsama alanı ortaya çıkacaktır.

7. Dünyanın 2012’nin sonundan önce ya da sonra 4. Boyut yoğunluğuna girmek için özgür iradesine bağlı seçiminin başarılı olacağı, 70 yıl önce derin 3. Boyut yoğunluğundan dışarı yükselişinin başlangıcından itibaren kesinleştirilmişti. Dünya her ruha karşı olan sevgisiyle, kendisine yoldaşlık edecek herkese kucak açar. Ancak bu her kişinin özgür iradesinin seçimine bağlıdır. Dünyanın ikamet edenleri olarak, bizim bireysel ve kolektif bilinçliliğimiz, çoğumuzun özgür iradeyi anlamadığımızı gösterir. Bu konu, uzun zamandır felsefi ve teolojik tartışmaların bir sorunu olmuştur. Ancak özgür iradenin doğuşunu ve amacını bilmeden, onu anlayamayız.

8. Bu bilgisizlik anneme gönderilen sorularda ve yorumlarda artışa yol açmıştır. Ona mesajımızın bu noktasında araya bir şeyler koyup koyamayacağımızı sordum.

“Bağışlayıcı bir Tanrı kendi çocuklarının korkunç bir şekilde acı çekmelerine nasıl izin verebilir? Tanrı niçin Işık varlıklarının özgür iradesi üzerinde karanlık olanların özgür iradesine öncelik verir? Tanrı niçin ona layık olan iyi insanlara çok kötü şeylerin olmasına izin verir? Tanrı çok güçlüdür ve karanlığı kovabilir, öyleyse niçin bunu yapmıyor? Özgür irade mevcut değil - yaşam bizim biriktirdiğimiz karmayla önceden belirleniyor. Eğer Tanrı gerçekten sevgi dolu bir Tanrı ise, niçin Dünyaya barışı getirmiyor? İncil’in intikamcı bir Tanrı hakkında söylediği şey doğru olabilir, ancak herkes O’nun kanunlarına uymuyor değil, öyleyse niçin milyarlar birkaç kişinin yaptığı şeyin bedelini ödemek zorunda olsunlar? Korkunun teranesi dinmek bilmeden devam ediyor. Her gün başka bir rezaletin haberlerini duyuyoruz - insanların zihinlerine müdahale edilmesi, kitlesel hırsızlık, istila, esaret, açlık, ırkçılık, çocuk istismarı, kölelik, işkence ve üstüne üstlük soykırım çabaları gibi. Ve tüm bunların karşısında üst yöneticilerin derin sessizliği devam ediyor. Neden?

9. Özgür irade ve karma hakkındaki netlik; yalnızca birçok ruh bu tür soruların cevabını aradığı için değil, aynı zamanda bu evrendeki yaşamı yöneten kozmik ilkelerin anlaşılmasının Dünyayla birlikte yükselmenin ya da bu eşsiz fırsatı görmeden geçmenin bir anahtarı olduğu için çok önemlidir.

10. Sizinle özgür irade, seçme hakkı, ve onun ayrılmaz bir parçası olan meydana getirme, yani hayal ettiğiniz her ne varsa gerçekleştirebilme yeteneği hakkında konuşacağız; tüm ruhlara nihai hediye olacağı düşünülen şeye karanlığın nasıl dahil olduğu; ruhsal ve entelektüel olarak evrimleşmek için gerekli olan dengeli deneyimi kazanmalarında tüm ruhlara sunulan sınırsız fırsatlar olan karma hakkında konuşacağız.

11. Her şey yaratıcının kendisini ilk ifadesiyle, kutsanmış boyutunu ve baş melekleri yaratan “Big Bang” ile başladı. Yaratıcı, ilk ruhlarına sonsuz sevgisinin dışında, bazı noktalarda özgür irade ve bunun ayrılmaz bir parçası olan birlikte yaratma yeteneği verdi. Onlar akıllarından geçirebildikleri her ne varsa meydana getirmek için Yaratıcının sevgi-ışık özünün enerjisini kullandılar. Başlangıçta, bu mükemmel saflıkta işledi. Baş melekler melek varlıklarından bir sonraki boyutu yaratmayı düşündüler ve Yaratıcının enerjisini kullanarak, kendileri gibi, yalnızca sevgi-ışık enerjisi ve farkındalığından olan ruhları ürettiler.

12. Bilinmeyen çağlardan sonra, baş melekler tanrıları ve tanrıçaları yarattılar. Bunlardan bazıları kendi eş yaratıcıları gibi saf enerjiydi ve bazıları da potansiyeli biçimlendirdi. Potansiyel de, ruhların hayal edebildikleri her ne kadar form varsa üretmelerine ve kozmosu oluşturan evrenleri birlikte yaratmalarına geçit veren kuvvet ya da yoğunlukla maddenin meydana getirilmesine imkân verdi. Yaratıcı evrenlere hükmetmek için tanrıları ve tanrıçaları seçti ve tanrıların biri, çoğumuzun Allah(Tanrı) diye adlandırdığı, bu evrenin hakimi oldu.

13. Bu sonsuz birlikte yaratma eylemi boyunca, tüm meydana gelenler -gerek baş melekler, melekler ve bazı tanrı ve tanrıçalar gibi yalnızca enerji olanlar, gerekse form içindeki, diğer tanrılar ve tanrıçalar ve evrenler- Yaratıcının sevgi-ışık özündendi. Ve tüm ruhların Varlıkları Yaratıcının içinde olduğu ve ebediyen öyle olması gerektiği için, Yaratıcı kozmostaki tüm ruhların ilkler olarak bazı ayrıcalıklara sahip olmasını istedi ve seçilen tanrı ve tanrıçaların kendi evrenlerini yöneten kanunları kurma hak ve sorumluluklarına sahip olmalarına karar verdi. Ancak Yaratıcının özgür iradeyi kapsayan kozmik kanunlarına saygı göstermekle sınırlandılar.

14. Gelişmekte olan sürecin bir evresinde, hem insanlar, hem de hayvanlar için maddeyi yaratma elverişli hale geldikten sonra, özgür irade kontrolden çıktı- bunu Lucifer ve onun düşmüş melekler takımı olarak biliyorsunuz. Onlar santor (yarı insan yarı at), satir (yarı insan yarı keçi), mermaid(deniz-kızı) ve merman(deniz-adamı) ve mitolojinizdeki sözü edilen diğerleri gibi zeki yarı insan, yarı hayvan yaratıkları üretmek için maddenin iki türünü birleştirmeye başladılar. Bazıları insanların yapamadıkları ya da yapmak istemedikleri, mesajları bir şimşek gibi hızla taşıma ya da su altında çalışma gibi işleri yapmak için tasarlanmıştı ve karadaki ve denizdeki ejderhalar gibi, bazıları da sadece vahşet olsun diye yaratılmıştı. Henüz, yaşlanmayla ilgili bir DNA programlaması da bulunmadığından bu zeki yaratıklar sizin takviminizle 1000’lerce yıl perişan şekilde yaşayabilirlerdi.

15. Lucifer ve onun takipçileri bu tür yaşam formlarını yaratmaktan daha çok hoşlandıkça, ışıktan koptular. Bazıları, özgür irade hediyesini yanlış kullandıklarının farkına vardıklarıklarında bunu ışığın yararına meydana getirmeye geri döndüler. Diğerleri, daha yoğun ve daha yoğun enerji yaratarak, kendi yoksun fikirlerinin yaratıklarını üretmeyi sürdürdüler. Ta ki, Yaratıcıyla bağlantıları yalnızca kendi yaşam güçlerini devam ettirmeye yetecek bir kıvılcım düzeyine gelene kadar. Onların bu düşünce ve eylemlerinin yarattığı negatiflik ve meydana getirdikleri bu yaratıkların tüm ızdırabı “karanlık güçler” denen çok güçlü kuvvet alanını oluşturdu.

16. Bu evrendeki herhangi bir yerde, açgözlülük, acımasızlık ve güç hırsına doğru meyleden ruhların o aşağılık karanlığın kuklaları olması bundan kaynaklanır. Son zamanlarda, Yaratıcıdan gelen bu bilimsel etkileşim ilkesi, çekim ya da “benzer benzeri çeker” yasası olarak bilinmektedir. Ruhların karanlık düşünce ve arzularının enerjisi negatifliğin uçsuz bucaksız alanındaki benzer enerji türünü çeker ve onu ruhların yaşamlarına, kendi dünyalarına ve kendi dünyalarının kolektif bilinçliliğine getirir. Dünya’da meydana gelen şey budur. Bu evrende bir cennet ve Tanrı/Allah’ın en ayrıcalıklı eserlerinden biri olarak tanınan bu gezegen, insanlar yerleştirildikten sonra bu uygarlıklar tarafından getirilen negatiflik içinde kaybolmuştur.

17. Yalnızca Yaratıcı kendi kanunlarını değiştirebilir ve özgür irade örneğinde bunu iki kez yapmıştır. Eski uygarlıklarda, en yoğun ya da en karanlık ruhlar kendi özgür iradelerini yalnızca daha zayıf ruhları ele geçirmek için değil, aynı zamanda zayıf ruhların özgür iradelerine el koymak için de kullandılar. Bu durum kozmosun her yerinde ışık ve karanlık arasındaki dengesizliği yarattı; tüm varlıkların sürekliliğinin göreli olarak devinimini korumak için esas olan dengeyi yeniden kazanmak adına Yaratıcı, karanlık ruhların, köle ruhların özgür iradelerini eski haline getirmek zorunda olduklarına karar verdi. Öyle karar verdi, ancak özgür iradelerini kullanmaktan uzun süre alıkonulmuş olan bu ruhlar sunulan ışığı tamamen kabul edinceye kadar karanlık tarafından kolayca yönlendirildiler.

18. Yaratıcının ikinci istisnası, ruhlara yapılan -bedenlere değil- bu büyük tahribat nedeniyle uzayda nükleer silahların asla tekrar kullanılamayacağıdır ve eğer denenirse evrenin hakimi onu önlemeye yetkilidir. Dünya’ya yakın olan uzay ailemizin, Tanrının verdiği yetkiyle bir düzinesini ya da İlluminati’nin Kasım 2001’den bu yana nükleer terörizm konusundaki çabalarını önlemesinin nedeni budur.

19. Başka örneklerin tümünde, özgür irade kasıtlı olarak zarar verme, yakıp yıkma, öldürme ve acı çektirme sonucunu doğuracak şekilde kullanıldığı zaman, evrenlerin hakiminin müdahale etmesine izin verilmez. Tanrı aydınlanmış ruhların özgür iradesi üzerinde karanlık olanların özgür iradesinin hakimiyet kurmasına izin veriyormuş gibi görünse de, asla böyle değildir! O dünyadaki yaşamın sevgi ve barış içinde olmasını ister, ancak dünyanın bu türüne karşı çalışmaya niyet edenleri de durduramaz. Bu evrendeki her ruh Onun bir parçası olduğu ve koşulsuz olarak onun ruhundan olan parçaların tümünü sevdiği için, birine karşı diğerinin tarafını tutmaz.

20. Anne, lütfen konuşmalarınızın kısımlarını, Tanrının bunu açıkladığı ve buraya onları eklediği yere koyun.

“Benim Bütünlüğümün bir aşamasında, saf olarak sevgi ve ışıktım. O zaman benim eserlerimin parçaları Matthew’nun işaret ettiği gibi karanlığa indi, ancak ne yazık ki, onlar benim bütünlüğümün ayrıl- maz parçalarıydılar. Ve her zaman öyle kaldılar. “

“Dünyadaki ‘ilerlemeye’ gelince, herhangi bir şekilde acı çeken her bir ruhla birlikte gözyaşı döküyorum ve mutluluk hisseden her bir ruhla da seviniyorum. Ben “en kötü” olanların ve en “iyi olanların” hepsinin ruhuyum, öyle ki, “en iyiden” de ve “en kötüden” de ayrıla- maz olanım. Dünyada olanları görmekten mutlu muyum? Mutlu olan- lar için, evet mutluyum. Zalimce güçlerin azalmasından endişe duyanlar için, ben de öyle hissediyorum.”

“Benim taraf tuttuğumdan, ya da daha iyisi söylenirse, taraf tutama- dığımdan endişelisiniz. O zaman, size doğruyu anlatanlar benim çocuklarım değil mi? Siz öyle olmayı arzu ettikçe, ben de aynı dere- cede huzurluyum ve araştırıyorum ve aydınlanmış yol üzerindeyim. Ancak, eşit olarak benden olan, yalanlanamayan kısımlar da vardır. Öyle ki, bunlar da çıkarlarını, eylemlerini ve güdülerini şeytan olarak adlandırdığınız şey olan ruhlardır. Ben o ruhtan ayrı değilim ve o ruhun yaptıkları ve etkileri ne olursa olsun, sizin düşündüğünüz gibi, ‘günahkar’ da benim bileşenimdir ve ayrılmaz bir parçamdır. Öyleyse, benim taraf tutmamı istemek açıkça bilimsel değildir, öyle değil mi?”…

“Yerkürenin yaşamını, tümüyle barış, sevgi, paylaşma, koruma ve birbirine hizmetle dolu görmek ister miyim? KESİNLİKLE İSTERİM! Yalnızca bir parmağımı şıklatarak öyle olmasını sağlama gücüne de sahibim. Öyle yapmayacağımı biliyorsunuz! Sevgimi ve ışığımı her yere, her ruha gönderirim ve gördüğünüz gibi, karanlık ve gözyaşı alanlarında ikamet etmekten daha çok ışık alanlarında da keyif sürebilirim.”

(Yeni Bir Çağın Aydınlıklarında “Tanrıyla Konuşmalar” dan alıntılardır)

Teşekkürler, Anne.

21. Her ruhun nihai amacı Tanrıyla ve Yaratıcıyla yeniden bütünleşmektir ve Özümüze geri dönüş dengeyi gerektirir. Yaratıcının tüm ruhlar için sonsuz sevgisinde, O(Tanrı) özgür iradenin seçimleriyle dengesizleştikten sonra, dengeyi yeniden kazanabildiğimiz bir aracı tasarladı. Bu araç karma olarak bilinir. Karmanın “kötü” olmanın cezası ya da “iyi” olmanın ödülü olduğu yanlış bir algılamadır. Karma dengenin yeniden kazanılabildiği ya da elde edilebildiği bilimsel neden sonuç yasasıdır. Negatifliğin üstünlüğü güçlü dengesizlik yaratır ve gerek bir ruh gerekse kozmos olsun, ışığın enerjisi dengeyi yeniden kuran şeydir.

22. Tanrının bir parçası olarak her biriniz, bütünün birliğinin dengesini etkilersiniz. Ve bu bize, tüm fiziksel yaşam zamanlarının ya da sizin reenkarnasyon olarak adlandırdığınız kişilik yaşamlarının deneyimlerinin bir bileşimi olan, çoklu yaşamları ve kümülatif ruhu –sizin deyiminizle “ebeveyn ruhu”- getirir. Her bir kişilik kümülatif ruhun ayrılmaz bir parçası olduğu kadar, onun bağımsız, ölümsüz, bozulmamış şahsi ruhudur ve öyle de olması gerekir. Her bir ruhun yaşam zamanında özgür seçimleri diğer kişilikleri tümüyle etkiler. Eğer kendi kolektif deneyimleri kümülatif ruhun dengesinden çıkmasına neden olursa, karma gelecek kişilikler için boşlukları doldurması ve zayıflıkları güçlendirmesi için bir fırsattır, öyle ki kümülatif ruh ve onun kişiliklerinin tümü dengeyi başarabilir ve evriminde daha ileriye gidebilir.

23. Uzun çağlar boyunca, Dünya’nın planet bedeni ve onun birbirini izleyen nüfusu negatiflik içine düştüğü zaman, dualite ve bölücülük hüküm sürdü ve hemen hemen tüm kişilikler ciddi karmik derslere maruz kaldı. Örneğin, diğerlerinin pahasına zenginlik ve pozisyon kazanan bir kişi yoksul birine yardım etmeyi reddetti; o yaşam zamanı, kümülatif ruhun sonraki kişiliği çeşitli yoksullukları denemeyi seçer. Aynı ilkeler savaşçı, kazanma zihniyetine sahip birine de uygulanır. Ancak karanlığın kapladığı derin 3. Boyut yoğunluğu güç bir görev yükler, ve bir kümülatif ruh açgözlülüğün, güç hırsının ve zalim yapının büyük enerjileriyle başa çıkmayı öğrenmek için yüzlerce ya da daha fazla kişilik zamanlarına sahip olur.

24. Şimdi bu eşsiz zamana –ki bazı ruhların bu zamana yalnızca bir yaşam zamanında ulaşabildiği, eğer olmazsa çok çok fazla yaşam zamanlarına malolduğu- özgür iradeyi, gözle görülebileni ve karmayı koyalım. Milyarlarca ruh 3. boyut yoğunluğundaki karmayı tamamlayıp ruhsal ve entelektüel olarak 4. boyut yoğunluk düzeyine evrilmek için bu alternatifsiz fırsattan yararlanmak istedi ve ruh anlaşmalarında diğer yaşam zamanlarını dengeleyecek büyük zorlukları yaşamayı tercih ettiler. Karşılaştırmalı konuşmak gerekirse, birkaç kişi bu ruh kitlelerinin kendi seçimlerini yaşamalarına olanak sağlayacak olan koşulları sağlayabilirdi.

25. Daha önce anlattığımız gibi bu kitle karması tamamlandığında, ışığa katılma yönündeki anlaşmalarından dönen bireyler oldu, bu yüzden detayları tekrar etmeyeceğiz. Ama bilmek moral verici olduğundan, tekrar söylüyoruz ki, seçmiş olduklarından daha fazlasına katlanan milyonlar kendi anlaşmalarını tamamlamadan önce vazgeçmek için ruh düzeyinde başvuru yaptılar ve onların başvurusu kabul edildi. Bu ruhlara bütünleme anlaşması şeklinde kredi açıldı ve Nirvana’dan gezegene ışık saçılmasıyla birlikte, ruhsal olarak gelişmekteler.

26. Özgür irade bu ruhların seçtikleri daha az yoğun koşullara da eşit olarak uygulanır. Ruhların birbirlerine duydukları koşulsuz sevgiyle yapılan ve yaşam zamanınızı paylaşmak isteyen herkesin faydalanması için tasarlanan doğum öncesi anlaşmanızda, ailenizin atalarından gelen genetik mirasını, -sağlık durumları, zekâ, yetenekler ve diğer kalıtsal yetenekler- kardeşlerinizi, büyüme derecenizi, kültürünüzü, coğrafi konumunuzu, ekonomik durumunuzu ve eğitiminizi seçersiniz. Eşinizi ya da eşlerinizi, çocuklarınızı, ilk akıl hocalarınızı, dostlarınızı, karşıt ya da yakın iş arkadaşlarınızı seçersiniz. Yaşamınızdaki en önemli etkileri yaratan bu ruhların aralarındaki bağlantıyı kurma, tüm yaşam zamanlarının eş zamanlı olarak ortaya çıktığı sürekli bir süreçte gerçekleşir.

27. Anlaşma yapanlar -siz ve diğer ana katılımcılar- seçtikleri şeyleri başarmak için, bazıları, anlaşma yapanlara -siz ve diğerlerine- dengeyi sağlamak için ihtiyaç duydukları şeyi yaşama fırsatı sundukları zaman, aynı şekilde kendi deneyimlerini dengelemek adına sert ya da zararlı roller oynarlar. Anlamsız şekilde acımasız, inatçı, kötü ruhlu ya da adaletsiz olan bireyler anlaşmadaki rollerini tamamlıyor olabilirler.

28. Her bireyin oynamayı kabul ettiği rolden bağımsız olarak, ruhların bilinçliliğe mesajları -vicdan, içgüdü, sezgi, ilham ve arzu- her zaman kişinin anlaşma koşullarının parçası olan bireyin ruh anlaşmasına göre hizalanmıştır. Bu mesajları ihmal etme kişinin rolü konusundaki anlaşmasından az ya da kayda değer şekilde sapmasına yol açar. Kimse kendinin veya başkasının anlaşmasında ne olduğunu bilmez ama siz bu mesajların rehberliğinde hareket ederek ya da tepki göstererek bilinmeyen seçimlerinize bağlı kalabilirsiniz.

29. Bu anlayışla, alıngan, keskin, yargılayıcı ya da kızgın -dengesizliğe yol açan düşük titreşimli duygular- olmak yerine, sabırlı, minnettar ve affedici olabilirsiniz. Bu özellikler sadece sizi dengede tutmaya ya da dengenizi yeniden kazanmaya yardım eden ışığın açığa çıkmasına yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda yüksek titreşimler karşınızdaki insanlara ulaşıp onları yumuşatabilir- böyle yapmak belki de hepinizin anlaşmanızda seçtiği şeydir. Sizin tabirinizle bu bir “kazan-kazan” durumudur.

30. Şimdi özgür irade hakkında sorular ve diğer sorunlar hakkında sorguların farklı bir türünü ifade etmeliyiz. Kesinlikle Nirvana’da özgür irade vardır. Yaratıcının kanunları kozmostaki yerine ya da fiziksel bir uygarlıkta ya da bir ruh dünyasında olup olmadığına bakmaksızın her ruha uygundur. Nirvana’nın ikamet edenleri kendi kümülatif ruhlarının bilgilerinin avantajına sahiptirler, ve dengeli deneyimleri tüm kişiliklerinin yardımında olduğu için kendi ruh anlaşmalarındaki özgür irade seçimleri o bilgiye dayanır.

31. Biz öldükten sonra karanlık hala kontrol edebilir mi? Karanlık bir kişi onu davet etmedikçe asla kontrol edemez. Satanik uygulamalar, açgözlülüğe ve sahtekârlığa prim verme, daima daha fazla güç için mücadele etme ve diktatörlük yoluyla bu gücü elde etme gibi karanlık fikirleri denemek karanlığa davetleri ardına kadar açar. Bu doğum öncesi anlaşmasındaki zararlı ve acı verici bir rolü oynamak için yapılan bir ruh anlaşmasından çok farklıdır.

32. Hayır, Dünya’yla birlikte yükselme, geldiğiniz uygarlığı ya da ruhunuzun nasıl geliştiğini bilmeyi gerektirmez.

33. Evet, bir ruh sözleşmesi orijinal olarak seçilenden daha uzun bir fiziksel yaşam süresine değiştirilebilir. Bir ruh eğer ruhsal olarak artan bir gelişme fırsatı görürlerse ek zaman isterler; ve tüm ricalar ruh düzeyinde yapıldığı için ve bu düzeyde verildiği ya da verilmediği için, kişiler orijinal olarak seçtiklerinden daha uzun yaşadıklarını bilemezler.

34. Sevgili evcil hayvanlar Altın Çağa, onu oluşturan insanlarla birlikte gidebilecekler mi? Hayvanlar da ruh anlaşmalarına sahiptirler ve bazıları Dünya’nın dördüncü boyuta girişinden önce son bulacak olan yaşam süresi anlaşmalarına sahiptirler. Ancak, toplamda, tüm dünya hayvanlarındaki ruhların saflığı, onların devam etme biletleridir. Onların doğasında insanlardan daha açık değişiklikler olmaktadır, onların çoğu hala dualitede bataklığa saplanmış gibidir. Türler arası arkadaşlıkların artan örnekleri vardır. Filmde, avcı ve av olarak düşündüğünüz hayvanlar bile aşırı aç olmadığı zaman barışçıl bir şekilde bir arada yaşamaya başlamaktadırlar. Bir gün, tüm hayvanlar kendi aralarında ve insanlar barışçıl bir şekilde yaşayacaklardır, ve Dünyanın Altın Çağında yine öyle olacaklardır.

35. İlk yoğunluk (1. Boyut) yaşam formları 3. yoğunluk dünyalarında görülemezler, ancak onlar Dünya’nın denizlerindeki ilkel yaşamlardır. İkinci yoğunluk formlarını görebilirsiniz. Bunlar aşırı kısa yaşam süresi olan ve bu zaman esnasında yiyecek zincirindeki bir amaca hizmet eden minik uçan böceklerdir. Nirvana’nın en temel düzeyinde olmayı kabul eden ruhlar için ışık sürekli olarak parlamıştır- ve yalnızca ufak bir noktadır, çünkü bu ruhlar yoğun bir ışık korkusuna sahiptirler- çok minik kısa yaşam süreli böcekler ilk yoğunluk formunun dışına çıkıştır. Bu daha düşük yoğunlukları boyunca evrim geçirme doğrusal zamanda binlerce yıl ve neredeyse sayısız yaşam formu alabilir. İkinci yoğunlukta, daha yüksek düzenlerin içgüdüsel yeteneklerin harika bir alanına sahip olduğu yerde, gelişme böcek dünyası yoluyla olur.

36. Dünyanın Altın Çağı başlamadan önce gezegende üç günlük karanlık olmayacak. Bu üç günlük dönem gezegenin foton kuşağına gireceği teorisiyle ilişkilidir ve gezegeniniz o kuşağın yakınında olmayacak.

37. Model topluluklar ne zaman hazır olacak? 2012’nin sonundan önceki aylarda, çöküşten sonraki ekonomik canlanmayı kapsayan çok şey olacağı ve çok fazla kaynak yaratma olacağı için muhtemelen büyük topluluklar Altın Çağın yoluna girene kadar hazır olamayacaklardır. Dünya’da bulunan pek çok birey ve gruplar ruhsallığa dayalı topluluklar kurmak için ilham almışlardır. Kendi kendine yetmeyi planlayan böyle toplumlar eğitimden sağlığa, tarımdan kültürel kaynaklara kadar ideal yaşam için gerekli her şeye yer vereceklerdir.

38. Sorgulanmakta olan belirli sorunlara işaret etmeden, herhangi bir acil durum-görünen kehanet ya da tahminlerin gerçekleşmeyeceğini belirtiriz. Yalnızca egemen olmaya başlamış ışık yoğunluğuyla enerjetik olarak uyumlu olan fikirler, planlar ve faaliyetler gerçekleşebilir.

39. Uzayınızda başıboş dolaşan ekiplerin ne zaman karaya ineceğini tam olarak bilseydik, bunu size söylemek bizim için büyük sevinç olurdu. Şu anda onu yapamadığımızdan, size emin olarak söyleyebileceğimiz şey bunun çok uzun sürmeyeceğidir. - bu büyük iş gelecek yıl esnasında başarılmış olmalıdır ve onların saha-içi yardımları bunun bir parçasıdır. Yukarıda ve sizin aranızda olan aile üyelerimiz sürekli bağlantıdadırlar ve hepsi İlluminati kontrolünün uzun çağına bir son vermeye yardım etmek için canla başla hizmet etmektedirler.

40. Sizin ışığın içinde olma kararlılığınız kız ve erkek kardeşlerinizle toplanma ve kutlama gününü git gide daha yakına getirmektedir. O zaman siz ne kadar çok sevildiğiniz ve onlar -ve bu evrendeki tüm diğer ışık varlıkları- tarafından onurlandırıldığınızı ve Dünya’nın yeniden kendi Cennetine döndürülme hızını göreceksiniz. Önümüzdeki aylar hayal edebileceğinizden daha neşeli şekilde dinamik olacaktır!

SEVGİ ve BARIŞ
Suzanne Ward

[Suzy'den not: Hepinize iyi tatiller!]

Website: The Matthew Books
Eposta: suzy@matthewbooks.com  

PRG







Instructions HERE




invoc


Lütfen alt yazı için video çerçevesinin sağ altındaki kareyi tıklayınız

BİR ÇAĞRI

14:02:2014 - 09:00H BRISBANE, AUSTRALIA

14:02:2014 –01:00h ISTAMBUL, TURKEY

http://24timezones.com/