Followers

Google+ Followers


THE ENTIRE 14:02' INTERVIEW IS AVAILABLE AT

Wednesday, 1 February 2012

1 Şubat 2012




1.2.2012

Bu istasyondaki herkesi sevgiyle selamlıyorum, ben Matthew. Birçok ışık işçisi Dünya’nın Altın Çağına ulaşması için atılan geçiş adımlarını güvenle beklerken, diğerleri, söz gelimi çürütülemez deliller, ışık varlıklarının raporlarına tam güven sağlayana kadar zaman yaratıyor. Halkınızın çoğu bu yılın yeni ve mükemmel bir barış, doğa ile uyum ve işbirliği çağının eşiğinde olduğundan haberdar değilken, her yeni savaş tehdidi, ciddi ekonomik analiz, özgürlüğü erozyona uğratan yeni yasa ve politikayla birlikte yeni endişeler ortaya çıkıyor.

70 küsür yıl önce Dünya’nın yükselişinin başında, kolektif bilinçlerde negatiflik aşırı boyutlara ulaşmıştı. Bireyler uzak mesafelerdeki güçlü uygarlıklardan gezegene doğru yönelmiş ışığa yanıt vermeye başladıklarında, kolektif bilinç pozitifliğe dönmeye başladı ve sizin zamanınızla on yıldan fazla süreden sonra, ışık sürekli olarak gezegenin dördüncü boyuta sizin zamanınızla yörüngesinde gecikme veya sapma olmamasını güvence altına alacak miktara ulaştı. O zamandan beri bireyler kalplerini ve zihinlerini açtıkça ışık yoğunluğu artmaya devam etti ve paralel olarak kolektif bilinci yükseltti. Negatiflik dayanak noktasını kaybetti ve pozitiflik ezici bir üstünlükle baskın oldu.

Yine de negatif konuşmaya karşı otomatik bir bağışıklık yoktur -korku hepsinin temelindedir- ve bu düşünceler birinin enerjisinin odağı olduğunda, olumsuz kişisel durumlar ortaya çıkarmada çok fazla etkili olurlar. Bu korkuyu yazan bir okuyucu bilinçli olarak karşılaştırma yapamaz. “Bu kanınızın akmasına engel olun demek gibi bir şeydir.” Biz diyoruz ki, bunu “Pozitif düşünceler kanınız gibi doğal bir şekilde aksın.” olarak değiştirelim.

Düşünceler duygulardan önce gelir; bu çok küçük bir hatadır, çünkü bir olay hakkındaki düşünce ve tepki aynı anda gerçekleşir. Bir durumu korku verici olarak algıladığınızda, bu düşünce doğal tepkiyi, korku duygusunu doğurur. Düşünce durumun olası gelişmeleri ile meşgul olduğunda, korku duygusu güç toplamak için bu durumu takip eder.

Değişmeyen evrensel çekim yasaları, doğal olarak istediğiniz -doğası pozitif olan- şeyden, istemediğiniz -negatif bir şey- durumuna kadar, enerjinizi neye odaklarsanız onu sağlamak için aralıksız bir işlem içindedir. Odak noktası bir durumun korkulu tarafında olduğunda -örneğin çoğunun odak noktası olan parasızlık- evren yalnızca bu eksikliğin devamını sağlayacak durumlar sağlar çünkü evrenin sizin istediğinizin parasızlık değil yeteri kadar para olduğunu anlayacak yargılama yeteneği yoktur. Düşüncelerinizi değiştirme gücüne sahipsiniz. İhtiyacım olan her şeye yetecek param var diye düşünmek ve hissetmek bunu sağlayacak evrensel akışı sağlayacaktır.

Nükleer radyasyon, kimyasal deneyler, aşılar ve dökülmüş uranyumun bedenler üzerindeki uzun süreli etkileri gibi kontrol edemediğiniz konular da korku yaratır. Daha önceki mesajlarımızda bu konulardaki endişelerin yersiz olduğunu belirtme sebebimiz sadece düşük titreşim seviyelerinde bulunan bu zararlı etkilerin dördüncü boyutun yüksek titreşimlerinin varlığında bulunamayan düşük titreşimli her şeyle beraber yok olacak olmasıdır. Dünya’nın dördüncü boyuta geçişinde buna eşlik edecek herkes bu toksinlerin ve sahip olabilecekleri güçsüzlüklerin etkisinden iyileştirilerek çıkarılacaklardır.

Ayrıca sadece bir sefer üreyen tohumlar, her türlü kirlilik, genetiği değiştirilmiş ürünler, yıkıcı teknoloji, özgürlüğü kısıtlayan uygulamalar, kurumsal yozlaşma, toplama kampları ve karanlık niyetli diğer şeyler -ki bunlar dördüncü boyutta bulunmayacaktır- gibi çeşitli durumları işaret ettik. Karanlıktan türemiş hiçbir şey o boyutun yüksek titreşimlerinde bulunamaz.

Korkuyu dağıtmak için yapılan diğer uğraşlar içinde nükleer savaş olmayacağına, 11 Eylül gibi terörizm olmayacağına, salgın olmayacağına, Dünya’yla birlikte yok olan göksel varlıklar olmayacağına dair garantilerimiz ya da denizlerde ve karada gezegeni yaşanmaz hale getirecek sarsıcı değişiklikler konusunda yapılan acil tahminler yer almaktadır.

Ve en önemlisi, dengenin üst boyutlara geçmenin bir ön şartı olduğunu ve korkunun dengeyi sağlama konusunda ciddi bir engel olduğunu defalarca belirttik.

Dünya’daki bütün ruhlara –ve üzerinde yaşayan herkesi seven gezegensel bir vücut edinmiş Gaia’nın kendisine -olan sevgimizle, yüreklendirici bilgi ve rehberlik etmeye iznimiz var, ancak bireylerin seçtikleri şeyi düşünmek ve hissetmek konusundaki özgür iradesine müdahale etmek yapabileceğimiz ya da yapmak isteyeceğimiz bir şey değil.

Bunların hepsini ilişkilendirmenin gereksiz olmasını dilerdik, çünkü gelen kalabalık ifşalardan sonra kimseye korku değmeyecek demek idealist olurdu, gerçekçi değil. Altın Çağın gelişini bekleyen ışık işçileri bile şu ya da bu konuda korkuya düşüyor; iki tarafı da idare edenlerin büyük bir kısmı şüphecilik kadar korkulu düşüncelere de meyillidirler; ve korku, bizim baktığımız noktadan, korku en muhtemel tepkidir, birçok örnekte, üçüncü boyutun düşünce tarzına sıkışmış insanların örneğinde kesin bir tepki olarak görünür.

Sadece ışıkta sabit olarak kalarak, korkuyu dışarıda bırakırsınız ve böyle yaparak, etrafınıza güven, heyecan ve inanç saçarsınız. Sadece sizin enerjiniz bile diğerlerinin neyin belirginleştiği ve bunun nereye gittiği konusundaki endişelerini gidermeye yeterlidir ve alıcı olan bireylere hızla yaklaşan dünya barışı, sevgi ve ruh birliği hakkındaki bilgilerinizi sunun.

Bu “Dünya’yla birlikte ilerlediğimizi nereden biliyoruz?” sorusuna bir cevap vermek için iyi bir yer. Sezgisel olarak biliyorsunuz. Ama eğer kendinizden şüphe etmeniz kalıtsal bilginizin bilince çıkmasını engelliyorsa, kendi kendinize dürüst bir değerlendirme yapın. Kıskançlık, açgözlülük, sahtekârlık, kibir, küskünlük, karamsarlık, sinir, umursamazlık ve bencillik gibi davranış ve yaklaşımlar insanı üçüncü boyuta hapseden düşük titreşimler yayar. Eğer kendinizde bunların herhangi birine dair bir yatkınlık fark ederseniz, duygu ve hareketlerinizi cömertlik, yardımseverlik, affedicilik, alçak gönüllülük, dürüstlük, içtenlik, sabır, şefkat ve şükranın yüksek titreşimlerine çevirin. Bu size olduğundan daha karmaşık gibi görünebilir, bu yüzden size söylemeliyiz ki Tanrı’ya Dünya’yla birlikte devam etme konusu sorulduğunda O “NAZİK OLMAK kadar basit” cevabını verdi.

Cevaplar aramak ve onları dinlemek -sezgilerinizi takip etmek- ruh evriminde bir gelişimdir, önceliklerinizde sapla samanı karıştırmamak da öyle. Yükseliş hazırlıkları dördüncü boyuttaki hayata alışmak için, kendinizi üçüncü boyutun adiliğinden, gereksiz ilgilerinden ve yüzeyselliğinden çıkarmanızı ve ruhsal değerlere bağlanmanızı gerektirir.

Dünya’yla devam etmenin başka bir yolu daha var -her ruh bunu fiziksel olarak seçmez. Üçüncü boyut deneyimini tamamlayanların çoğu bu önemli olayı Nirvana’nın büyük ekranından gözlemlemek için Altın Çağa girmeden gezegeni terk etmeyi gerektirir diyebiliriz.

Işığın gelişimindeki “Çürütülemez kanıt” olayına dönecek olursak, bu her taraftadır ama olduğu gibi algılanmıyor olabilir, çünkü karanlık durumunu korumakta. Örneğin, Suriye ve diğer ülkelerdeki çatışmanın sürmesi vatandaşlardaki giderek artan ışığın daha önceleri baskıcı liderlerine duydukları korkuyu alt etmesidir. Devletler arasındaki tedirgin edici çatışmalar halkın çıkarlarını gözeten ışık-alıcı üyelerin ve zengin, özel çıkarları olan grupların kendine hizmet eden üyelerinin artmasıdır. Ekonomik istikrar henüz sağlanamadı, çünkü eski bozulmuş sistemler bütünlükten ayrılıyor böylece eşitlik ve doğruluğa dayanan yeni sistem en az rahatsızlıkla yerleştirilebilsin. Birliklerin çekilmesi, ülkelerin savunmalarının zayıflaması sonucu başka silahlı ülkelerin işgale gelmesine davetiye değildir. Bunlar uluslararası anlayışın savaştan barışa dönmesidir. Her ne kadar Dünya son olumsuzlukları depremler, yıkımlar ve fırtınalarla boşaltacak olsa da; bu olayların zararı, sıklığı ve yıkımı daha az olacak çünkü İlluminati’nin bunları üretecek teknolojik kapasitesi neredeyse yarı yarıya azaltıldı.

Dünya işlerinin olumlu tarafının, üçüncü boyutun ikilemi ortaya çıkarken politik ve ekonomik alanlarda çokça reklamı yapılmış abartılı uygulamalardan dolayı anlaşılması zordur. Ve olumsuzluk hala bazı bireylerde güçlü bir şekilde bulunmaktadır. Bunlar savaş başlatmak isteyen finansal ve bölgesel çıkar sahipleri tarafından motive edilmektedirler, ancak herhangi yeni bir galibiyetten uzak, bu çatışmalar ardı ardına azalacaktır. Dünya’nızın çoğu yerinde hüküm süren ve iğrenç bir şekilde dengesiz olan sahip olup olmama ekonomisi de aşama aşama değişecek ve gaddar yöneticilerin, adil olmayan adalet sistemlerinin ve haksız vergilemenin sonra erdiğini göreceksiniz.

Kesin başarıların tam olarak ne zaman gerçekleşeceğini bilmek istediğinizi anlıyoruz: Dünya şiddet ve bunalımdan ne zaman kurtulacak. Küresel ekonomi ne zaman dengelenecek ve ABD Merkez bankası ve diğer küresel çaptaki hırsızlık saf dışı kalacak. 11 Eylül hakkındaki gerçek ne zaman ortaya çıkacak. Yiyecek, barınma, sağlık ve eğitim ne zaman herkes için mevcut olacak. Ve belki de özellikle evrensel ailemiz ne zaman gelecek.

Sevgili Ruhlar, bu cevaplar bilinseydi size söylemek büyük bir keyif olurdu. Size söyleyebileceğimiz şey, en hayırlı zaman ve derin gerçek ve büyük reformların başlatılmasının en etkili yolları hakkındaki tartışmalar devam ederken en önemli önceliğimiz herkesin güvenliği. İlluminati’nin ışık güçleriyle savaşmaktaki azminden dolayı, silahlı direnişi saf dışı bırakmak ve halkı olabilecek en iyi boyuta fiziksel olarak hazırlamak için geçtiğimiz yıllarda ana planda birçok değişiklik yapıldı.

Size ve iniş yapacak olan ekiplere ciddi zarar verebilecek olan İlluminati’nin askeri gruplar üzerindeki kontrolü henüz tamamen bitirilemedi. Ve uygarlığınızın büyük bir kısmı bir anda dünyanızda beliren dünya dışı varlıkları memnuniyetle karşılamaktan daha kolay olan bir çırpıda gerçekleşecek olan büyük değişiklikleri kaldırmaya hazır değil. Buna rağmen, zaman daralıyor, bu yüzden evrendeki evrimleşmiş ruhlar aydınlanmış liderlerinizle birlikte direniş alanlarını sistematik bir şekilde azaltmak ve dünyanızın birçok başka uygarlığın yardımıyla dönüştüğü hakkında fikri olmayanların yaşayacağı şoku minimuma indirmek için çalışıyorlar.

Dünya’nın yükseliş rotasındaki artan yüksek frekanslarla İlluminati’nin teknolojiyi yanlış kullanmasıyla yayılan düşük titreşimler arasındaki çatışma bedenlerin elektriksel sistemlerinde benzer çalkantılara neden oluyor. Hatta ışık alıcısı olanların bedenleri hücresel seviyede geliştiriliyor, çoğu yorgunluk nöbetleri, fiziksel rahatsızlık, değişik derecelerde moralsizlik ve “kısa süreli hafıza” kaybı yaşıyor. Bu etkiler geçicidir ve düzgün bir uyku, harika bir saf su içmek, az yemek, hafif yiyecekler seçmek ve hafif bir egzersizle azaltılabilir.

Yüksek ve düşük frekansların etkileşimi birçok kişinin uğultu olarak tecrübe ettiği şeye de katkıda bulunuyor. Duymak, beş ana duyunuz içinde en sık ve en ciddi şekilde saldırılabilendir. Makineler, tartışmalar, yapım, yıkım, kazı, gürültülü kalabalıklar ve gürültülü müzik gibi gürültü kaynaklarına sıkça maruz kalmak sesleri duyma ve algılamaya yarayan hassas mekanizmaya zarar verir. Buna rağmen, birçoğunun kulaklarındaki ses büyük ihtimalle kulak çınlamasıdır, ama “uğultu” küresel çaptadır ve bedenlerin hücresel karakteri daha berrak olduğunda ve düşük titreşimlerin yayılımı azaldığında kaybolacaktır.

Sorularınızdan bir diğeri burasıyla alakalı: Hücreler karbondan kristale döndüğünde çakralar da değişecek mi? DNA eski çağlarda değiştirildiğinde, çakralar da darbe aldı ve bunların onarımı da hücresel değişikliklerin bir parçası. Siz zihin, kemikler, organlar ve diğerlerinin işlevlerinden ötürü ayrı olduğunu düşünürken, her bir hücre diğer hücrelerle devamlı etkileşim içindedir ve birindeki yararlı veya zararlı değişim bütün sistemi etkiler. Sonuç olarak, ışık alıcısı bireylerde hücreler karbondan kristale döndüğünden, çakralar hassaslık ve miktar bakımından geliştirilecek.

Çakraların varlığının farkında olanlar genelde yedi tane olduklarını düşünür. Ruhsal evrim devam ettikçe başka alanlar açılacak ve gelişmiş ruhlar ışık mıknatısı gibi olacak, birçok giriş noktası bulunacak. Bunun tersine, karanlık yollara sapmış olan bireylerde vicdan kullanım azlığından köreldiğinden, çakralar tamamen kapanabilir.

Çokça sorgulanmış bir başlık okurlardan birinin yazdığı gibi toparlanabilir: “Yeni sistemde parama ne olacak?” Banka hesaplarındaki dürüstçe kazanılmış para ve çeşitli yatırımlar değerli metallere dayanan küresel para sistemi geldiğinde kötü etkilenmeyecek. Buna rağmen, değişimden sonra geniş olarak yapılacak yaygın açıklamalara rağmen, tahminen tüm ticari aktiviteler yeni sistemde pürüzsüz olarak işlemeye başlayana kadar bir karmaşa periyodu ortaya çıkabilir.

Bundan birkaç kez etkilenecek olanlar yasadışı, ahlaksız veya gaddarca yollarla tahmin edilmeyecek kadar birikmiş servetleri olan, İlluminati’nin en üst saflarındakilerdir. Malvarlıkları -sizin dolar hesabınızla katrilyonlarca dolar- arasında bankalar ve diğer borç para veren kurumlar, saklı altın, gümüş ve cevherler; çok uluslu kuruluşlar; karasal ve doğal kaynaklar; yasadışı ilaç endüstrisi ve çoğu Vatikan içinde bulunan sanat hazineleri. Tekrar sirkülâsyona konacak olan ve dünya çapındaki fakirliği bitirmek için dağıtılacak olan şeyler bu kar getiren hisselerden gelen kaynaklar ve alıp sakladıkları altınlar. İlaçlar yok edilecek ve çalınan veya etik olmayan yollarla elde edilen sanat eserleri de ulusal müze ve galerilere konacak.

Şimdi kolektif bilinçte fazla ön plana çıkmayan sorulara geçiyoruz, ancak cevaplarımız ilginizi çekebilir.

Bilim adamlarınız Dünya’nın eksenindeki kaymayı hesaplayamıyorlar çünkü bunun geçtiğimiz yetmiş yıl içinde güçlendirilmiş olan yörünge şeklinin veya uzak kaynaklar tarafından büyük bir ışık aşılamasının doğal sonucu olduğunu bilmiyorlar. Çünkü gezegenin yükseliş yolunda olduğunu bilmiyorlar, gözlemledikleri şeyle kafaları karıştı- düşündükleri doğal meydana gelmeler anormal ve “yeni” astral (yıldız benzeri) bedenler güneş sisteminizin içinde veya ötesinde ortaya çıkıyor. Işık yılı ile yaptıkları hesaplamaların kullanışsız olduğunu bilmiyorlar çünkü “mesafe” olarak düşündükleri şey enerjinin değişen düzlemleri. Evrensel gerçeklerle onların bilgileri arasındaki farktan dolayı, bilimsel dünyanızdakilerin çoğu ortaya çıkacak gerçekleri kabul etmekte zorluk çekecek.

Evet, kendi veya bir başkasının hayatını kurtarmak için silah veya benzeri bir şey kullanmak “kabul edilebilir”. Böyle durumlarda yaralamak ve öldürmek üçüncü boyut deneyimini tamamlayan ve dâhil olan her şey için denge kazanan bir ruh anlaşmasının hükmü olabilir.

Beşinci boyutta seks nasıldır? Cevap hayatın fiziksel bir uygarlıkta mı ya da ruhsal âlemde mi olacağına göre değişir ve bu iki boyut da detaylıca tanımlansa bile kesin bir tanım yoktur. Bazı fiziksel uygarlıklar entelektüel olarak beşinci boyuta geçtiler ama henüz ruhsal olarak bir kıymık kadar bile ilerlemediler ve onların seks deneyimleri insanların doğası kadar vahşi. Beşinci veya daha ileri bir boyuta ruhsal olarak geçen bazı uygarlıklar, cinsel ilişkileri ve klonlama veya bilinçli odaklanmış düşünce gibi çoğalma yöntemleri yerine doğumu yaşayabilmek için kütle yoğunluğu daha az olan bedenler seçti. Tüm ruh âlemlerinin sakinleri yoğunluğundan bağımsız olarak üreme organı yoktur bu yüzden sizin bildiğiniz anlamdaki seks bulunmamaktadır. Dünya beşinci boyuttaki hedefine ulaştığında bekleyebileceğiniz şey şudur ki, tüm cinsel birleşmeler partnerlerin karşılıklı olarak çok keyif alacağı birleşmeler olacaktır. Ama sizi temin etmekten mutluyuz ki, dördüncü boyuttaki sevişmenin de yabana atılacak bir tarafı yoktur.

Astrologların uzmanlığı öngörü ve ruhsal temizlikle birleşirse, Dünya’nın yükseliş yolundaki değişen pozisyonlarını baz alan tutarlı çizelgeler hazırlayabilirler.

Tanrı hakkında bildiklerimizle, onun Tanrı/Tanrıça dişi/erkek veya herhangi bir ruhsal yada dini referanslı isimle çağrılma konusunda bir problemi olmadığını söyleyebiliriz. Ama, bu evrenin yöneticisine hem Tanrı hem Tanrıça demek de doğru değildir çünkü O(erkek) bir Tanrı’dır, Tanrıça değil. Yaratıcın çeşitli evrenler için seçtiği tüm Tanrı ve Tanrıçalar dengeli erkeksi ve kadınsı enerjilerin doruğundadır -çift cinsiyetlilik- bu yüzden onların nitelikleri hem Tanrı hem Tanrıça özelliklerini kapsar.

Tanrı’nın bir parçası olarak, bu evrenin üstün varlığını ne isimle çağırırsanız çağırın, her biriniz bu hayat için seçtiğiniz cinsiyete göre birer Tanrı veya Tanrıçasınız. Fiziksel formunuzdan çok daha önemlisi kozmosun en büyük enerjisi sevgiyle aynı enerji olarak kabul edilen ışık olan ruh biçiminizdir. Bunu bilmek size sık sık söylediğimiz şeyi anlamanızı sağlar: Sizler sınırsız potansiyele sahip olan güçlü varlıklarsınız!

Bu evrendeki bitiş çizgisinin yakınında, sizi neşelendiren ışık varlıklarının koşulsuz sevgisiyle şimdilik veda ediyoruz.


SEVGİ ve BARIŞ
Suzanne Ward

[Suzy'den not: Hepinize iyi tatiller!]

Website: The Matthew Books
Eposta: suzy@matthewbooks.com

No comments:

Post a Comment

PRG







Instructions HERE




invoc


Lütfen alt yazı için video çerçevesinin sağ altındaki kareyi tıklayınız

BİR ÇAĞRI

14:02:2014 - 09:00H BRISBANE, AUSTRALIA

14:02:2014 –01:00h ISTAMBUL, TURKEY

http://24timezones.com/